Bugüne kadar dünyanın görmezden geldiği birçok konuyu Genel Kurul kürsüsüne taşıyan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 2005'ten bu yana 16'ncı kez katıldığı Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun kürsüsünde konuşuyor.
Erdoğan, konuşmasına yaklaşık 10 yıla yakın BM Genel Sekreterliği görevini tarafsızlıkla yürüten Antonio Guterres'e teşekkür ederek başladı. Erdoğan, "10 yıla yakın BM Genel Sekreterlik görevini tarafsızlıkla yürüten kıymetli dostum Sayın Guterres'e çabalarından dolayı tebriklerimizi iletiyorum" ifadelerini kullandı.
"MAHMUD ABBAS YOKSA TÜRKİYE VAR"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'ın üst üste iki yıldır BM Genel Kurulu'nda yer alamamasından duyduğu üzüntüyü dile getirdi. Erdoğan, "Öncelikle bir üzüntümü ifade etmek isterim, üye ülkelerin kahir ekseriyetinin resmen tanıdığı Filistin Devleti'nin değerli başkanı Sayın Mahmud Abbas üst üste iki yıldır bu salonda yer alamıyor" dedi.
Filistinli Filistinli kardeşlere yönelik bu durumun vicdanları yaraladığını belirten Erdoğan, Abbas'ın salonda bulunamamasına rağmen Türkiye'nin Filistin halkının sesi olmaya devam edeceğini söyledi.
Erdoğan, "Filistinli kardeşlerimize yönelik bu haksızlık vicdanları yaralamaktadır. Sayın Abbas bizzat burada bulunamasa da bizler tıpkı geçen yıl olduğu gibi özgür ve egemen Filistin devletinin sesi olacağız. Filistin halkının bu mücadelesini bu kürsüden dünyaya duyurmaya devam edeceğiz" diye konuştu.
Filistin devletini henüz tanımamış ülkelere de çağrıda bulunan Erdoğan, "Bu vesileyle bugün bir kez daha Filistin devletini henüz tanımamış tüm ülkeleri, bu kararlarını gözden geçirmeye davet ediyorum" ifadelerini kullandı.

"İNSANLIK HASRETLE BEKLİYOR"
BM'nin kuruluş sürecine de değinen Erdoğan, 26 Haziran 1945'te BM Anlaşması imzalanırken üye ülkelerin önemli hedefler ortaya koyduğunu hatırlattı.
Erdoğan, "26 Haziran 1945 tarihinde BM Anlaşması imzalanırken üye ülkeler büyük bir umutla şunları deklare etmişlerdi: 'Biz BM halkları, bir insan ömrü içinde iki kez insanlığa tarif olunmaz acılar getiren savaş felaketinden gelecek kuşakları korumaya, adaletin korunması ve anlaşmadan doğan yükümlülükler saygı gösterilmesi için gerekli koşulları oluşturmaya, iyi komşuluk anlayışı içinde birbirimizle barışık yaşamaya, uluslararası barış ve güvenliği korumak için güçlerimizi birleştirmeye karar verdik' demişlerdir" şeklinde konuştu.
Anlaşmanın imzalanmasının üzerinden 81 yıl geçtiğine dikkati çeken Erdoğan, insanlığın hâlâ o dönemde ortaya konulan iradenin hayata geçmesini beklediğini ifade etti.
Erdoğan, "Anlaşmanın üzerinden 81 yıl geçti ama insanlık hâlâ o günkü güçlü iradenin hayat bulacağı günleri hasretle bekliyor. Öyle çok uzağa gitmeye gerek yok, sadece son bir yıldaki tabloya göz atmak kâfidir. Geride bıraktığımız 12 ay 60'ı aşkın çatışma ve savaşla son 30 yılın en kanlı dönemlerinden biri olarak kayıtlara geçti" dedi.

"250 BİN İNSAN HAYATINI KAYBETTİ"
Son bir yıldaki çatışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, Gazze'den Ukrayna ve Rusya'ya, Myanmar'dan Darfur'a, İran'dan Lübnan'a kadar geniş bir coğrafyada insanların hayatını kaybettiğini söyledi.
Erdoğan, "Gazze'den Ukrayna ve Rusya'ya, Myanmar'dan Darfur'a, İran'dan Lübnan'a 250 bin insan hayatını kaybetti. Yüz binlercesi doğduğu, büyüdüğü toprakları terk etmek zorunda kaldı, yalnızca Gazze'de son 3 yılda çoğu çocuk ve kadın 74 bin kardeşimiz İsrail'in devlet terörünün kurbanı oldu" ifadelerini kullandı.
Gazze'deki insani duruma da değinen Erdoğan, bölgede insanların yıkıntılar arasında yakınlarını aramaya devam ettiğini belirtti.
Erdoğan, "Gazze hâlâ yıkıntıların altında sevdiklerini arıyor, eşlerinin, çocuklarının, anne babalarının naaşlarını çıkartıyor. İsrail'in saldırılarında ellerini, ayaklarını kaybetmiş masum yavrular, tahtadan yapılan protezlerle hayata tutunmaya çalışıyor" diye konuştu.

"GAZZE DÜNYANIN EN BÜYÜK ÇOCUK KABRİSTANI"
Gazze'deki çocukların durumuna ilişkin değerlendirmelerini sürdüren Erdoğan, bir baba ve dede olarak yaşananları vicdanı parçalanarak dile getirdiğini söyledi.
Erdoğan, "Evlatlarının ve torunlarının üzerine titreyen bir baba, bir dede olarak bu kürsüden bizim için vicdanımız parçalanarak şunu ifade etmek zorundayım. Gazze bugün sadece dünyanın en büyük çocuk kabristanı değil, aynı zamanda dünyada en yüksek çocuk ampute oranına sahip bölgedir. Gazze, çağımızın en insanlık dışı, en utanç verici temerküz kampıdır" dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump'ın çabaları ve Türkiye'nin de dahil olduğu ateşkes sonrasında Gazze'de can kayıplarının devam ettiğini belirterek, "Başkan Trump'ın gayreti ve bizim de dahil olduğumuz ateşkes sonrasında bile katledilen Gazzelilerin sayısı bin 500'ü aştı" ifadelerini kullandı.
"İSRAİL İŞGALİ DURDURMAYA YANAŞMIYOR"
Filistin Direniş Hareketi'nin Barış Planı'nın ikinci aşamasına geçişi kabul ettiğini belirten Erdoğan, İsrail hükümetinin işgali durdurmaya yanaşmadığını söyledi.
Erdoğan, "Filistin Direniş Hareketi, Barış Planı'nın ikinci aşamasına geçişi kabul ettiği halde İsrail hükümeti işgali durdurmaya yanaşmıyor. Batı Şeria'da ise yerleşimci terörünün en ağır dönemi yaşanıyor. Kudüs'te Müslüman ve Hristiyanların kutsal mekânlara erişimi engelleniyor" dedi.

"BU ERDOĞAN'IN ŞAHSİ MESELESİ DEĞİLDİR"
Erdoğan, konuşmasının devamında Filistin meselesini kişisel bir mesele olarak görmediğini, bunun insani ve vicdani bir konu olduğunu vurguladı.
Erdoğan, "Bugün kalbimle kelamım arasına yine perde koymadan bazı gerçekleri burada açık açık ifade edeceğiz, kimse kusura bakmasın, kimse gücenmesin, alınmasın, bu Erdoğan'ın şahsi meselesi değildir, bu insani bir meseledir. Hepimiz için vicdani bir meseledir" diye konuştu.
Filistin'deki tabloya ilişkin değerlendirmelerini sürdüren Erdoğan, "Karşımızda öldürmeye doyamayan soykırımcı bir zihniyet var, karşımızda son derece vahim bir tablo var. Yüreğinde merhamet, şefkat olan hiç kimse bu tabloya gözlerini kapatamaz" ifadelerini kullandı.
Kaynak: {Haber Merkezi}

Yorumlar 0
Yorum Yap
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın!