Kripto Para Piyasası

Yükleniyor...
USD/TRY 49,16 ↑ %0,21
EUR/TRY 55,08 ↓ %0,19
GBP/TRY 65,13 ↑ %0,33
BIST 100 12.354,43 ↓ %0,72
Altın (gr) 6.583,12 ↑ %0,24
USD/TRY 49,16 ↑ %0,21
EUR/TRY 55,08 ↓ %0,19
GBP/TRY 65,13 ↑ %0,33
BIST 100 12.354,43 ↓ %0,72
Altın (gr) 6.583,12 ↑ %0,24
USD/TRY 49,16 ↑ %0,21
EUR/TRY 55,08 ↓ %0,19
GBP/TRY 65,13 ↑ %0,33
BIST 100 12.354,43 ↓ %0,72
Altın (gr) 6.583,12 ↑ %0,24
USD/TRY 49,16 ↑ %0,21
EUR/TRY 55,08 ↓ %0,19
GBP/TRY 65,13 ↑ %0,33
BIST 100 12.354,43 ↓ %0,72
Altın (gr) 6.583,12 ↑ %0,24
SON DAKİKA
Dünya

Fransa'nın mali ve siyasi krizi, AB'de endişeleri artırdı

Euro Bölgesi'nin ikinci büyük ekonomisi Fransa'da yükselen kamu borcu, artan faiz yükü, hükümetin tasarruf planına yönelik protestolar ve siyasi belirsizlik, Avrupa'da yeni bir borç krizi ihtimaline ilişkin endişeleri artırıyor.

Fransa'nın mali ve siyasi krizi, AB'de endişeleri artırdı
Fransa'nın mali ve siyasi krizi, AB'de endişeleri artırdı

Fransa'da derinleşen bütçe açığı ve siyasi belirsizlik, ülkenin borçlanma maliyetlerini yükseltirken, gelişmelerin Euro Bölgesi'ndeki diğer ekonomilere de sıçrayabileceği endişesini beraberinde getiriyor.

Kamu maliyesindeki bozulmanın yanı sıra hükümetin 54 milyar euroluk tasarruf planına yönelik toplumsal tepkinin büyümesi, Paris yönetiminin bütçe açığını kontrol altına alma çabalarını zorlaştırıyor. Piyasalarda Fransa'nın borç sürdürülebilirliğine ilişkin kaygılar artarken, euro da dolar karşısında değer kaybediyor.

Ekonomistler, Fransa'daki gelişmelerin Avrupa tahvil piyasalarında oluşturduğu baskının diğer yüksek borçlu Euro Bölgesi ülkelerine yayılabileceği uyarısında bulunuyor.

FRANSA'NIN BÜTÇE AÇIĞI YÜKSELİYOR

Fransa'nın genel kamu açığı GSYH'nin yüzde 5,8'ine ulaşırken bu oran, Avrupa Birliği'nin yüzde 3'lük sınırının oldukça üzerinde bulunuyor. Hükümet, açığın 2027'de yüzde 5 seviyesine çekilmesini hedefliyor.

1974'ten bu yana bütçe fazlası veremeyen Fransa'da kamu harcamaları, vergi gelirlerindeki artışın üzerinde seyrediyor. Ülkenin kamu borcu da yıllar içinde hızlı biçimde yükseldi.

2017'den bu yana kamu borç stokuna yaklaşık 1,3 trilyon euro eklenirken  toplam nominal borç stoku, 3,596 trilyon euroyla tarihi seviyeye ulaştı. Kamu borcunun GSYH'ye oranının 2027'de yüzde 121,7'ye çıkması bekleniyor.

Analistler, ekonomik büyümenin borçlanma maliyetlerinin gerisinde kalmasının Fransa'yı borcun çevrilmesi açısından daha kırılgan bir konuma getirdiğine dikkati çekiyor. Paris'in yaşadığı mali baskının İtalya, Belçika ve Yunanistan gibi diğer yüksek borçlu Avro Bölgesi ülkelerine de yansıyabileceği değerlendiriliyor.

FAİZ ÖDEMELERİ BÜTÇEYİ ZORLUYOR

Fransa'nın artan borçlanma maliyetleri, bütçe üzerindeki faiz yükünü de ağırlaştırıyor. 2020'de sıfıra yakın seyreden borçlanma faizlerinin yüzde 4,5 seviyelerine çıkması, borç servis maliyetlerini önemli ölçüde artırdı.

Ülkenin yıllık faiz ödemelerinin yaklaşık 65 milyar euroya ulaşması bekleniyor. Bu tutarın devlet bütçesinin yaklaşık yüzde 7'sine karşılık gelmesi ve faiz ödemelerinin ilk kez ilköğretim ve ortaöğretim harcamalarını aşarak en büyük tekil harcama kalemine dönüşmesi öngörülüyor.

Ekonomistler, büyüme hızının borçlanma faizinin altında kalmasının faiz ödemelerini karşılamak için yeni borçlanmayı zorunlu hale getirebileceği ve bunun bir "kar topu etkisi" yaratabileceği uyarısında bulunuyor.

54 MİLYAR EUROLUK TASARRUF PLANINA PROTESTO

Başbakan Sébastien Lecornu liderliğindeki azınlık hükümeti, bütçe açığını 2027'ye kadar yüzde 5 seviyesine indirmek amacıyla 54 milyar euroluk tasarruf paketi hazırladı.

Ancak kamu harcamalarındaki kesintiler, ülke genelinde protestolara yol açtı. İtfaiyeciler ve kamu çalışanlarının ardından lise ve üniversite öğrencileri de eylemlere katıldı.

Öğrenciler, eğitim bütçesinin artırılması ve okullardaki personel ile fiziki altyapı sorunlarının giderilmesini talep ederken bazı okulların girişleri, barikatlarla kapatıldı. Bazı bölgelerde çöp konteynerleri ateşe verildi ve yollarda barikatlar oluşturuldu.

Eylemler sırasında 170 öğrenci, 65 eğitim personeli ve 600'den fazla kolluk görevlisinin yaralandığı, 5 binden fazla kişi hakkında yasal işlem yapıldığı bildirildi. Ülke genelindeki liselerin yaklaşık yüzde 10'una karşılık gelen 400 okulda, yüz yüze eğitime ara verildi.

ENFLASYON HANEHALKININ ALIM GÜCÜNÜ BASKILIYOR

Fransa'da AB uyumlu yıllık enflasyon, eylülde yüzde 2,6'dan yüzde 3,4'e yükseldi. Orta Doğu'daki gelişmelerin petrol ve doğal gaz fiyatlarını yukarı çekmesi, enflasyondaki artışın temel nedenlerinden biri oldu.

Enerji fiyatları aynı dönemde yıllık bazda yüzde 21,2 arttı. Fiyat artışlarının ardından yeniden hareketlenen Sarı Yelekliler Hareketi, eğitim bütçesinin artırılması, enerji fiyatlarının dondurulması ve büyük şirketlere ek vergiler getirilmesini talep etti.

Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un görev süresinin son dönemine yaklaşılırken, parlamentoda çoğunluğa sahip olmayan hükümetin bütçe düzenlemelerini yasalaştırma çabaları siyasi belirsizliği artırıyor.

EURO VE TAHVİL PİYASALARINDA BASKI ARTIYOR

Fransa'daki mali ve siyasi gelişmeler, euro üzerinde de baskı oluşturuyor. Euro, küresel piyasalarda 1,12 dolar seviyesinin altına gerilerken analistler, düşüşte Fransa'nın kamu maliyesine ilişkin kaygıların yanı sıra ABD ile Avrupa arasındaki faiz farkının açılmasını ve petrol fiyatlarındaki yükselişi etkili görüyor.

Commerzbank Döviz ve Emtia Araştırmaları Başkanı Thu Lan Nguyen, tahvil piyasalarındaki dalgalanmaların artık yalnızca Fransa ile sınırlı bir endişe olmaktan çıktığını belirterek, yatırımcıların kaygılarının Euro Bölgesi'nin geneline yayıldığına işaret etti.

TAHVİL FAİZ FARKI 2012'Yİ HATIRLATIYOR

Fransa ile Almanya'nın 10 yıllık devlet tahvilleri arasındaki faiz farkı, geçen hafta 32 baz puan artarak 141 baz puana yükseldi ve ardından 150 baz puan seviyesine yaklaştı. Söz konusu hareket, 1990'dan bu yana görülen en güçlü haftalık genişleme olarak kaydedildi.

ING Gelişmiş Piyasalar Ekonomisti James Smith, Fransa'nın parçalı siyasi yapısının bütçe açığının yüzde 6'nın altına indirilmesini zorlaştırdığını belirtti.

ING ekonomistleri, hükümetin açıkladığı 54 milyar euroluk bütçe planının tahvil piyasalarında kalıcı bir rahatlama sağlamasının zor olduğunu değerlendirdi.

Deutsche Bank Analisti Jim Reid ise piyasalardaki hareketliliğin yeni bir Euro Bölgesi borç krizinin başlangıcı olup olmadığı ya da yatırımcıların aşırı tepki verip vermediği sorusunun önem kazandığını belirterek, piyasaların siyasi karar alıcıları somut adımlar atmaya zorlamayı sürdüreceğini ifade etti.


Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)

Kaynak: {Haber Merkezi}

Bu habere tepkini göster

Yorumlar 0

Yorum Yap

Yayınlanmaz
9 + 6 = ?

Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın!