Kripto Para Piyasası

Yükleniyor...
USD/TRY 49,58 ↑ %0,05
EUR/TRY 55,62 ↑ %0,09
GBP/TRY 66,28 ↑ %0,20
BIST 100 11.703,45 ↓ %0,80
Altın (gr) 6.572,28 ↑ %0,12
USD/TRY 49,58 ↑ %0,05
EUR/TRY 55,62 ↑ %0,09
GBP/TRY 66,28 ↑ %0,20
BIST 100 11.703,45 ↓ %0,80
Altın (gr) 6.572,28 ↑ %0,12
USD/TRY 49,58 ↑ %0,05
EUR/TRY 55,62 ↑ %0,09
GBP/TRY 66,28 ↑ %0,20
BIST 100 11.703,45 ↓ %0,80
Altın (gr) 6.572,28 ↑ %0,12
USD/TRY 49,58 ↑ %0,05
EUR/TRY 55,62 ↑ %0,09
GBP/TRY 66,28 ↑ %0,20
BIST 100 11.703,45 ↓ %0,80
Altın (gr) 6.572,28 ↑ %0,12
SON DAKİKA
Gündem

Dere yataklarındaki yapılaşma tehlikesi İstanbul'da da ortaya çıktı

İstanbul'da şiddetli yağışların ardından dere yatağındaki yapıların yıkılması, Doğu Karadeniz'de geçmişte yaşanan sel ve heyelan felaketlerini yeniden gündeme getirdi.

Dere yataklarındaki yapılaşma tehlikesi İstanbul'da da ortaya çıktı
Dere yataklarındaki yapılaşma tehlikesi İstanbul'da da ortaya çıktı

Dere yataklarının yapılaşmaya açılması ve suyun doğal akış güzergahlarının daraltılması, şiddetli yağışlarla birlikte sel ve taşkın riskini artırıyor.

İstanbul'da sağanağın ardından dere yatağındaki yapıların yıkılmasıyla yeniden gündeme gelen sorun, geçmişte ağır can kayıplarının yaşandığı Doğu Karadeniz'deki afetleri de hatırlattı.

Dik yamaçları, dar vadileri ve kısa mesafede denize ulaşan akarsularıyla öne çıkan Doğu Karadeniz'de yoğun yağışlar, sel ve heyelan riskini artıran başlıca etkenler arasında bulunuyor. Bölgede geçmiş yıllarda yaşanan afetlerde yerleşim alanları, yollar ve köprüler büyük zarar görürken, dere yatakları çevresindeki yapılaşma da tartışma konusu oluyor.

Trabzon'un Araklı ilçesine bağlı Çamlıktepe Mahallesi'nde 18 Haziran 2019'da meydana gelen sel ve heyelan felaketinde 10 kişi yaşamını yitirdi. Şiddetli yağışın ardından taşan dereler, evleri, yolları ve köprüleri etkiledi; arama kurtarma çalışmaları günlerce sürdü.

Giresun'un Dereli ilçesinde 22 Ağustos 2020'de yaşanan sel felaketinde ise 11 kişi hayatını kaybetti, çok sayıda konut, iş yeri ve altyapı tesisi zarar gördü. Aynı yıl Rize ve Artvin'de meydana gelen sel ve heyelanlar da bölgede ciddi hasara yol açtı.

İstanbul'da yaşanan son gelişmeler, dere yataklarının doğal akış alanlarının korunmasının ve taşkın riski bulunan bölgelerdeki yapılaşmanın yeniden değerlendirilmesinin önemini ortaya koydu.

"DERE CANLI BİR VARLIKTIR"

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Heyelan Uygulama Araştırma Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Hakan Ersoy, dere yataklarının kapatılması ve yapılaşma nedeniyle suyun doğal akış güzergahlarının daraltılmasının ciddi sonuçlar doğurabileceğini söyledi.

Trabzon'da yaklaşık 30 yıl önce açıkta bulunan birçok derenin üzerinin zamanla kapatıldığını belirten Ersoy, İstanbul'da da yerleşim alanı oluşturmak amacıyla küçük dere yataklarının kapatıldığını ifade etti.

Dere yataklarının doğal işleyişinin bozulmasının taşkın riskini artırdığına dikkati çeken Ersoy, şu değerlendirmede bulundu:

"Taşkın olan yerlerin birçoğunda sitelerin bile ismi Vadi Sitesi, Su Sitesi. Demek ki zamanında oralar dere yataklarıymış. Biz dere yataklarının üzerini kapatarak bu tür felaketlere yol açıyoruz. İstanbul bunun şehir sellenmesi açısından göstergesiydi. Yollarda, suyun akması gereken yerlerde 30 santimetreye ulaşan su yüksekliği birçok aracı da beraberinde getirdi."

Dere yataklarının yalnızca suyun aktığı alanlar olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Ersoy, suyun doğal güzergahının kapatılmasının canlıların yararlandığı bir kaynağın da ortadan kaldırılması anlamına geldiğini kaydetti.

Sorunun yalnızca yerel müdahalelerle çözülemeyeceğini belirten Ersoy, kamu kurumlarının ve ilgili kuruluşların birlikte hareket ederek ülke genelinde kapsamlı çözümler geliştirmesi gerektiğini söyledi.

"DOĞU KARADENİZ, NEPAL'DEKİ AFETLERE BENZER FELAKETLER YAŞADI"

Doğu Karadeniz'de geçmişte meydana gelen afetlerin, dere yataklarının ve suyun akış güzergahlarının korunmasının önemini ortaya koyduğunu ifade eden Ersoy, Nepal'de yaşanan afetlere benzer olayların bölgede de görüldüğünü dile getirdi.

Ersoy, Çamlıktepe'deki felaketi örnek göstererek 1929'da yaşanan Of selinde heyelanların oluşturduğu yapay göllenmenin de büyük can kayıplarına neden olduğunu hatırlattı.

Dere yataklarına hafriyat dökülmesinin de tehlike oluşturduğunu belirten Ersoy, biriken malzemenin zamanla menfezleri tıkayabileceğini veya suyun önünde set oluşturarak taşkına yol açabileceğini söyledi.

Ersoy, dere yataklarının korunmasının yalnızca ilgili kamu kurumlarının değil, vatandaşların da sorumluluğunda olduğunu vurgulayarak suyun önünü ve üzerini kapatan uygulamaların sürmesi halinde benzer afetlerin yaşanabileceği uyarısında bulundu.

"DERE YATAKLARINDA YERLEŞİM AZALTILMALI"

Trabzon Üniversitesi Fatih Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Nazihan Ursavaş da yoğun yağışlarla birlikte dere yataklarında oluşan güçlü su akışının yerleşim alanlarını tehdit edebildiğini belirtti.

Taşkınların etkisini azaltmak için belediyelerin ve ilgili kurumların gerekli önlemleri alması gerektiğini kaydeden Ursavaş, dere yataklarının bilimsel esaslara göre düzenlenmesi ve bu alanlardaki yerleşimin azaltılmasının önemine işaret etti.

Geçmişten gelen yapılaşma alışkanlıkları nedeniyle dere yataklarında yerleşimlerin bulunduğunu aktaran Ursavaş, mevcut alanlarda riskin azaltılmasına yönelik tedbirlerin uygulanabileceğini ifade etti.

Kent içindeki su akışının yer altı sistemleriyle daha düzenli yönetilmesinin de değerlendirilmesi gerektiğini belirten Ursavaş, çevre ve su kaynaklarının korunması konusunda toplumsal bilincin artırılmasının önemini vurguladı.


Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)

Kaynak: {Haber Merkezi}

Bu habere tepkini göster

Yorumlar 0

Yorum Yap

Yayınlanmaz
2 + 9 = ?

Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın!