Kripto Para Piyasası

Yükleniyor...
USD/TRY 47,43 ↑ %0,00
EUR/TRY 54,58 ↑ %0,00
GBP/TRY 63,88 ↑ %0,00
BIST 100 13.458,10 ↑ %1,24
Altın (gr) 6.185,02 ↑ %0,34
USD/TRY 47,43 ↑ %0,00
EUR/TRY 54,58 ↑ %0,00
GBP/TRY 63,88 ↑ %0,00
BIST 100 13.458,10 ↑ %1,24
Altın (gr) 6.185,02 ↑ %0,34
USD/TRY 47,43 ↑ %0,00
EUR/TRY 54,58 ↑ %0,00
GBP/TRY 63,88 ↑ %0,00
BIST 100 13.458,10 ↑ %1,24
Altın (gr) 6.185,02 ↑ %0,34
USD/TRY 47,43 ↑ %0,00
EUR/TRY 54,58 ↑ %0,00
GBP/TRY 63,88 ↑ %0,00
BIST 100 13.458,10 ↑ %1,24
Altın (gr) 6.185,02 ↑ %0,34
SON DAKİKA
Gündem

9 ay geciken itiraz: Musul’un elden çıkışında kritik an

Türkiye’nin Kerkük petrolüne ortak olması, Musul’un tam 100 yıl önce elden çıkışıyla ilgili tartışmaları gündeme getirdi. Tarihçiler, “Şeyh Said, Ankara’yı zora düşürdü” yaygın anlatısına karşı Lozan’da, sonradan itiraz edilen “kabul”ü hatırlatıyor.

9 ay geciken itiraz: Musul’un elden çıkışında kritik an
9 ay geciken itiraz: Musul’un elden çıkışında kritik an

TPAO’nun (Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı) BP Energy Company of Kirkuk Limited’in (BP ECKL) yüzde 15 hissesini satın alarak Kerkük’teki petrol üretim sahaların ortak olması Musul’un elden çıkmasıyla ilgili tartışmaları yeniden hatırlattı.

1517’de Osmanlı tarafından fethedilen Musul’un 401 yıl sonraki haksız işgali ve elden çıkış öyküsü, Türkiye’nin tamı tamına 100 yıllık bir tartışması.

MONDROS İMZALANDIĞINDA…

Osmanlı, I. Dünya Savaşı sonunda 30 Ekim 1918 tarihinde Mondros Mütarekesi’ni imzaladığında Musul henüz Osmanlı kuvvetlerinin kontrolündeydi.

İngiltere, ateşkes anlaşmasının üzerinden 1 hafta geçmeden, Mondros Mütarekesi’ndeki, İtilaf Devletleri’nin güvenliklerini tehlikeye düşürecek bir durumun ortaya çıkması halinde herhangi bir stratejik noktayı işgal etme hakkına sahip olacağını belirten 7’nci maddeye dayanarak Musul’u 6-7 Kasım 1918 tarihlerinde işgal etti.

GÜVENLİK BAHANELİ PETROL HEDEFİ

İngiliz işgal gücü komutanı General Marshall, bu maddeye gerekçe oluşturmak amacıyla Musul'da bulunan Osmanlı 6. Ordu’sunun ve yerel halkın, İngiliz birliklerinin güvenliğini tehdit ettiğini, bölgede asayişsizlik ve karışıklık bulunduğunu iddia etti.

Musul’un işgali için her asayişsizlik bahanesini gösteren İngilizlerin esas hedefi bölgedeki petrol yataklarını kontrolüne almak ve Irak’taki Basra’dan Bağdat’a uzanan hakimiyetini perçinlemekti.

LOZAN’DA NETİCE ÇIKMADI

Bu şekilde 5 yıla yakın süre İngilizlerin işgalinde kaldıktan sonra Musul, Temmuz 1923’te Lozan Antlaşması’nın görüşmelerinde gündeme geldi.

Türkiye, Musul’un kendisine bırakılmasını isterken İngiltere, bölgenin kendi güdümlerindeki Irak’ın parçası olarak kalmasında ısrar etti.

Lozan’da Musul meselesi çözülemedi ve mesele Türkiye ile İngiltere arasındaki yapılacak görüşmelere bırakıldı.

Antlaşmanın 3’üncü maddesine göre iki ülke Musul konusunda 9 ay boyunca antlaşmaya varamazsa konu Milletler Cemiyeti’ne (Cemiyet-i Akvam) gidecekti.

HALİÇ’TE MUSUL KONFERANSI

Lozan’ın ardından Türkiye ile İngiltere arasında 19 Mayıs-5 Haziran 1924 tarihleri arasında Musul meselesini çözmek amacıyla İstanbul’da Haliç Konferansı düzenlendi.

Kasımpaşa'daki Bahriye Nezareti binasındaki görüşmelerde Türkiye'yi Fethi (Okyar) Bey, İngiltere'yi ise Irak Yüksek Komiseri Sir Percy Cox temsil etti.

İki tarafın da kendi tezinden geri adım atmaması üzerine konferans sonuçsuz kaldı.

MUSUL, MİLLETLER CEMİYETİ’NDE

Haliç Konferansı’nın sonuçsuz kalması üzerine İngiltere, Lozan’ın 3’üncü maddesi doğrultusunda 6 Ağustos 1924’te Milletler Cemiyeti’ne başvurdu.

Türkiye, İngiltere’nin bu başvurusuna itiraz etti; ancak Lozan’da, 9 ay önce İngilizler ile uzlaşma olmaması halinde meselenin Milletler Cemiyeti’ne götürülmesini zaten kabul edilmişti.

9 AY GECİKEN İTİRAZ

Birçok tarihçi, Türkiye’nin Lozan’da, henüz üyesi bile olmadığı Milletler Cemiyeti’ni bir kısım toprağı konusunda nihai hakem olarak kabul etmesini, Musul’un elden çıkmasının en kritik anı olarak değerlendiriyor.

Türkiye, önceden onay vermesi nedeniyle o dönemki konjonktürde İngiltere’nin etkili olduğu Milletler Cemiyeti bünyesindeki bir mekanizmanın devreye girmesini kabullenmiş oldu.

MUSUL KOMİSYONU

Milletler Cemiyeti, Musul ile ilgili kararı belirlemek için Eylül 1924’te bir soruşturma komisyonu oluşturdu.

Komisyonun başkanlığına İsveçli diplomat Carl Einar af Wirsen, üyeliklerine ise Macaristan’ın eski başbakanı Pal Teleki ile Belçikalı emekli Albay Albert Paulis getirildi.

Bölgedeki coğrafi, ekonomik, siyasi ve etnik koşulları inceleyeceğini belirten Komisyon, Musul’da hangi ülkeye bağlanılmak istendiği yönünde eğilimi gösteren bir raporu Milletler Cemiyeti’ne sunmakla vazifelendirildi.

ŞEYH SAİD İSYANI

Soruşturma komisyonu çalışmalarını sürdürürken 13 Şubat 1925’te Şeyh Said İsyanı başladı.

Türkiye’deki Musul tartışmalarının en öne çıkan başlığı olan Şeyh Said İsyanı ile ilgili kimi tarihçiler, Türkiye’nin Musul ile ilgili diplomatik ve askeri pozisyonunu zayıflatarak Musul’un elden gidişine zemin hazırladığını iddia ediyor.

Ancak birçok tarihçi de 31 Mart’ta bastırılarak son bulan Şeyh Said İsyanı ile Musul arasında doğrudan bir bağ kurulmasının gerçekçi olmadığı görüşünde.

MUSUL IRAK’A VERİLDİ

Komisyon, Temmuz 1925’te Milletler Cemiyeti Konseyine sunduğu raporunda Musul’un Irak’a bırakılmasını tavsiye etti.

Milletler Cemiyeti de 16 Aralık 1925 tarihinde aynı doğrultuda yani Musul’u Irak’a bırakma yönünde karar verdi.

ANKARA’DAN PROTESTO

Ankara, Milletler Cemiyeti kararını kabul etmeyerek Musul üzerindeki hak iddiasını sürdürdü.

Ancak Türkiye’nin bu tutumu diplomatik anlamda herhangi bir etki oluşturmadı.

İMZALAR ATILDI

Milletler Cemiyeti kararının ardından Türkiye ile İngiltere arasındaki diplomatik temaslar yeniden yoğunlaştı.

İki ülke arasında 5 Haziran 1926 tarihinde imzalanan Ankara Antlaşması ile Türkiye-Irak sınırı belirlenirken Musul’un Irak’a bırakıldığı kabul edildi.

PETROL İÇİN TOPLU ÖDEME

Türkiye, Ankara Antlaşması ile Musul petrollerinden 25 yıl boyunca yüzde 10 pay alma hakkı elde etti.

Antlaşma uyarınca Türkiye, dilerse 25 yıl boyunca yüzde 10 payı alabilecek, dilerse 500 bin sterlik peşin ödeme alacaktı. Türkiye, 500 bin sterlik peşin ödemeyi alarak Musul konusunu uzun bir süre kapattı.

100 YIL SONRA DÖNÜŞ

1926’da 500 bin sterlin toplu ödemeyle kapanan Türkiye’nin Musul meselesi, tam 100 yıl sonra bu hafta açıldı.

100 yıl önce elden çıkan Musul vilayetinin bir sancağı olan Kerkük petrollerindeki ortaklık, bu tarihsel öyküyle daha anlamlı hale geliyor.

Kaynak: {Haber Merkezi}

Bu habere tepkini göster

Yorumlar 0

Yorum Yap

Yayınlanmaz
9 + 6 = ?

Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın!